Erkek sevdiği kadını üzmekten sakınmalıdır. Gül koklanır, fakat hırpalanmaz.
Sen damla damla sev. Ben biriktirip göl yapmazsam adam değilim.
Sevdan yüreğimde! Hasretin canıma, vuslatın ömrüme bedel olsa da, sen benim sabrımın sonu, kalbimin yolusun.
İçten şükreden gönüller için her yeni gün; bir bahardır, bir diriliştir.
Seni bağrıma değil, bağrımı ve başımı ayağının altına bastım. Gözüm toprak olacak ama gönlüm daima aşk kokacak.
Omzumda ağır bir yük var sanki, doğrulamıyorum. Gözlerimde öyle yorgun ki, uyanamıyorum.
Nereye gidersen git bir gün mutlak ayağın takılıp düşeceksin yüreğime, çünkü santim santim aşk döşedim yürüdüğün yollarına.
Kalbime öyle bir sen sığdırdım ki; Aklım almıyor, Aklımı alıyor.
Sevmek; Rabbimin olduğu bir kalpte yer isteyebilmektir.
Eski zamanlardaki gibi olsa aşklar. Kız sevdiği erkeğin elini tutmaya utansa, erkek sevdiği kızın gözlerine bakmaya kıyamasa.
Gözündeki yaş, dudağındaki sükut, alnındaki çizgiler anlatır zaten özlediğini ve sen susarsın.
Ben şimdi küçük bir liman şehirinde, Büyük bir özlemle seni düşünmekteyim.
Ben hep yolunu gözlüyorum. Her saniye özlüyorum. Anlatamam bu derdimi yarim, sensiz yaşayamıyorum.
Yüreğim ağzıma kadar getirdi. Dilede söylemek düşer. Tam tercüme edemedim. Ama galiba ben seni özledim.
Şimdi seslensen bana, ‘gel’ desen, ayaklarım direnir oldu kalbime ey yar! Hıçkırıklar düğümlenir oldu boğazımda. Bir selamın bile yakar oldu beni, korkar oldum, selamını almanın akabinde yüreğimin yarasının azmasından.
Çaresizlik nedir bilir misin? Kalbin kanatlanıp gittiği yere Bedenin gidememesidir.
Hani diyorlar ya sesini özledim diye ben senin susmanı bile özledim.
Seni çok özledim. İster duymazdan gel, ister görmezden gel, ister bilmezden gel. Yeter ki, gel… Gel! Duydun mu gel artık.
Ama ben seni özledim. Buram buram burnumda tütüyorsun. Varlığını, hiç konuşmasan bile karşımda öylece duruşunu, bilmiyorum ya seni özlediğimi anlatamıyorum. Senin özlemin yüreğime oturmuşken hiç bir cümle çıkmıyor dudaklarımdan, konuşamıyorum. Söylediğim tek şey var ‘Seni özledim’ peki ya sen?
Nice güzellikler gördüm yeryüzünde. En güzeli bir sabah ellerinle uyanmak.
Sen yeterki sev! Fazla dozda aşk’tan öldü desinler.
Mesafelerin bi önemi yok. Varlığım yokluğuna aşık.
Sen damla damla sev. Ben biriktirip göl yapmasını bilirim!
Ben oldum olası bir seni sevdim! Kim ne derse desin, adresimdir yüreğin.
Adını duyunca değil, yanında başka bir ad duyunca yanar aslında canınız.
Bir kez benim gözümden baksan kendine Kıbleyi içinde ararsın.
Allah(c.c) şahidim olsun, sen de eşim.
Mesele ilk görüşte aşık olmak değil, her görüşte aşık olmaktır.
-En büyük hayalin nedir?
+Yağmur altında sevgilime sarılmak.
-Ya senin ki?
+Yağmur altında sarıldığın kişi olmak.
Sana Vereceğim tek Emanet kalbim kaldı ister Vur ister Parçala ister sakla ben Seni Seviyorum bunu unutma.
Ve biliyorum ki; bir gün sen de bana dua edeceksin! İşte o gün; adım şehrin bütün minarelerinde söylenecek!
Korkuyorum! Verdiğin sözleri tutamamandan değil, bana verdiğin sözleri gün gelipte bir başkasıyla yaşamandan.
Korkuyorum bir gün şeytan çıkıp affet Allah’ım insana uydum diyecek.
İnsan bir kere birine geç kalır, bir daha hiç kimse için acele etmez.
Gökyüzü bile ağlar elinden alınınca güneşi. Yürek taşıyan her canlı gibi erkeklerde ağlar, ağlamak insan işi.
Yürek Yakan Sözler Kim bilir… Seni düşünerek yazdıklarımı, kimi düşünerek okuyorsun.
Doktorun sorduğu fiziksel bir engeliniz var mı sorusu içime dokunmuştu nedense. Yok diyebildim, sadece kalbim kırık.
Gördüğün kadar vardım, baktığın yerde. Dinleyebildiğin kadar konuştum aslında. Anlayabildiğin kadar anlattım her şeyi. Şimdi susabildiğim kadar susuyorum! Görmedim, duymadım ve bilmiyorum.
Unutmak zaman ister demiştim, yanılmışım. Zaman değil yürek istiyormuş. O da sende kaldı!
Kimseye göstermem üzüntümü. Gündüz gülerim, geceleri yalnız ağlarım.